Ne ilaç Ne Neşter
Ne ilaç, ne de neşter kullanmadan gerçekleştirilen akupunktur, vücudun bazı merkezlerini iğneler yardımıyla uyararak, insanın kendi içindeki güçle, kendi kendini iyi etme esasına dayanan bir tedavi yöntemi. Yani tedavi aslında iğnenin ucunda değil, alternatif tıbbın diğer alanlarının da savunduğu gibi, insanın içindeki potansiyel güçte. Çinliler, bu tedavi şekline 'Çen-Tsu', yani 'iğne-bıçak' adını veriyor. Akupuntur ise Latince iğne anlamındaki 'acus' ve derdini anlatan anlamındaki 'punctura' sözcüklerinden geliyor. Çinliler tarafından 5 bin yıldan beri kullanılan akupunktur Türkiye'de de yaygınlaşıyor. 1991'de Sağlık Bakanlığı tarafından da bilimsel bir yöntem olarak kabul gören akupunktur hakkında, İÜ Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı ve akupunktur uzmanı Dr. Kemal Nuri Özerkan'la konuştuk. "Vücutta bir iç eczane vardır. Akupunktur, bu iç eczaneyi harekete geçirir" diyen Özerkan, akupunkturun izlediği tedavi yolunu anlattı: Yin ve Yang "Çin tıp anlayışına göre evren Yin ve Yang adı verilen iki gücün etkileşmesinden oluşur. Evrendeki tüm varlıklar bu iki karşıt ama birbirini dengeleyen gücün değişik oranlardaki karışımıdır. Dışarı doğru büyüme dürtüsü (Yang) ve içeri doğru büyüme dürtüsü (Yin) tüm evreni özetler. Evrenin yaratılışı gibi insanlar da, Yang ve Yin arasındaki etkileşime göre düzenlenmişlerdir. Bu iki karşıt gücün etkileşmesi, 'Çi' adı verilen bir canlı enerji doğuruyor. Çi enerjisi tüm vücudumuzu saran bir iletim sistemiyle tam 32 hat üzerinde kesintisiz olarak dolaşıyor. Çin tıbbına göre bu dolaşımdaki tıkanıklık ya da aşırılık, o enerji hattıyla ilgili organlarımızda hastalık durumu yaratıyor. Bu hatlar üzerinde 'vana'ya da benzetilebilecek akupunktur noktaları bulunuyor. İşte akupunktur uzmanı, bu noktaları iğnelerle uyararak enerji dolaşımını düzenliyor. Böylece hastalık belirtileri ortadan kalkıyor ya da azalıyor." Dile bakarak teşhis Tedaviden önce akupunktur uzmanı 'nabız testi' denilen metotla vücudun enerji hatlarında düzensizlik olup olmadığını ortaya çıkarıyor. Ayrıca hastanın diline bakılarak da teşhis konulabiliyor. Çin tıbbına göre dilin kökü böbreklerin, dil kenarları safrakesesi ve karaciğerin, dilin ortası mide ve dalağın, dilin ucu ise kalbin ve akciğerlerin durumunu yansıtıyor. Pekin Geleneksel Çin Tıp Akademisi'nde akupunktur eğitimi alan Dr. Özerkan, akupunkturun hastalığa göre her gün, gün aşırı ya da daha az sıklıklarla uygulanabildiğini söylüyor. Seans süreleri genellikle 20-45 dakika arasında. Seans sayısı ortalama 15-20. Tedavide kullanılan iğneler, normal iğnelerden dört beş kat daha ince olduklarından, can yakmıyor. Altın, gümüş, bakır ve paslanmaz çelik gibi metallerden yapılmış bu iğneler her kullanımdan sonra ya doktor tarafından sterilize ediliyor ya da tek kullanımlık iğnelerle uygulama yapılıyor. Akupunkturun da türleri var. Vücuda uygulanan klasik akupunkturun yanı sıra, hastalığa göre kulak, saçlı deri ve el akupunkturları da yapılıyor. Tedavi edilebilen hastalıklar Dr. Özerkan, yöntemin yararlı olduğu başlıca hastalıkları şöyle sıralıyor: "Migren ve diğer baş ağrıları, boyun ve bel fıtığı, omuz, sırt ve diz ağrıları gibi ağrılı hastalıklar, yarım felç, yüz felci, trigeminal nevralji, sigara bırakma, yatak ıslatma, uykusuzluk, zayıflama, iştahsızlık, kilo alamama, stres tedavisi, alerjik astım, sinüzit, uykusuzluk, düşük ve yüksek tansiyon." Akupunkturda amaç hastanın en kısa zamanda sağlıklı hale gelmesi. Bu yüzden önce en uygun tedavi yöntemi uygulanmalı. Bu cerrahi müdahale ya da diğer yöntemler de olabilir. Özerkan, "Akupunktur uzmanının aradaki ince çizgiyi bilmesi, hangi noktalarda cerrahi operasyon, hangi noktalarda alternatif tedavi uygulanacağına doğru karar vermesi gerekir" diyor. Bu yüzden gidilecek uzmanın aynı zamanda tıp doktoru olması gerek. Akupunktur dışarıdan verilen bir güç unsuru değil. Vücudun iç dengesini sağlamaya yönelik bir yöntem. 1989 yılında Alternatif Tıp dergisini çıkaran Dr. Özerkan, Türkiye' de de artık akupunkturun bir tıp yöntemi olarak kabul edildiğini söylüyor. 1991 yılında 'Akupunktur Tedavi Yönetmeliği'ni yayımlayan Sağlık Bakanlığı bir üst kurulu oluşturdu. Bu üst kurul, kimlerin akupunktur yapabileceğine karar verme yetkisine sahip. Akupunktur yapacak hekimlerin 500 saatlik eğitim almaları isteniyor.Ancak Dr. Özerkan'a göre akupunkturu alternatif tıp yöntemi olarak değil, klasik tıbbın içinde değerlendirmek gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü de akupunkturu kanatları altına almış bulunuyor. Radikal
|
Üye Girişi
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden hangisini tercih ediyorsunuz |
| Bitkisel Tedaviler | |
| Masaj Türleri | |
| Enerji Bağlantılı Yöntemler | |
| Değerli Taşlarla Tedavi | |
| Müzikle Tedavi | |
| Hipnoterapi | |
| Diğerleri |

