Makrobiotik'in Tarihçesi

Makrobiotik'in Tarihçesi

Köklü kültürlerin unutulmus degeri
Makrobiyotik binlerce yil önce:Antik Yunan,Inka uygarligi ve Cinde Han hanedanligi vb.gibi kadim toplumlarda bilinen ve uygulanan bir beslenme türüdür.Cesitli rivayetlerle ve toplumda o günlerden bu günlere nesilden nesile sifaen aktarilan izleri ile bu toplumlarda kullanilir oldugu bilinmektedir
Erken dönemlerde makrobiyotik ile ilgili kayitlara Bati tibbinin babasi olarak bilinen Hipokratin yazilarinda rastlanmistir.Hipokrat uzun ve saglikli bir yasam sürmek isteyenlerin "soluduklari havaya,içtikleri suya ve yasadiklari çevreye dikkat etmeleri gerektigini"söyler.Herodotus, Aristotle, Galen gibi klasik tip bilginleride makrobiyotik yasam biçimini tanimlayip tavsiye etmisler,dengeli ve bedensel ihtiyaçlara uyumlu bir diyetle saglikli dengeli ve uzun bir hayatin mümkün oldugunu söylemislerdir
1880′lerde Sagen Ishizuka adli bir Japon doktor birçok siradan saglik sorununu tam tahillar ve sebzelerden olusan, ancak beyaz pirinç ve islenmis sekerli besinler içermeyen bir diyet ile tedavi edebildigini görmüs. Yaptigi arastirmalari iki cilt halinde yayinlamistir. 20. yüzyilin basinda Japon yazar George Ohsawa, Ishizuka’nin fikirlerini incelemis ve kendi üzerinde uygulayarak olumlu sonuçlara ulasmistir,bundan sonra Ishizuka’nin metotlarina dayali yeni bir beslenme rejimi gelistirmis ve buna ‘makrobiyotik’ adini vermistir,Ohsawa herkesin bu diyetle sagligina kavusarak hayatin bütünüyle tadina varabilecegine inanmis,Hirosima’ya atilan atom bombasindan sonra hayatta kalmayi basaran insanlar arasinda Makrobiyotik tarzda beslenenlerin çokluguda zamanla dikkatlerin bu kadim beslenme aliskanligina yönlenmesine neden olmustur.George Oshawa bu sistemi Japonyadan alip Batiya götürmüs. Kaibara Ekiken, Andou Shōeki, Mizuno Nanbaku,Sagen Ishizuka Nishibata Manabu ve Shojiro Goto gibi ögrencilere bu sistemi aktarmistir.Ohsawa 1950 lerin sonlarina dogru bu egitimi Kuzey Amerikadada sürdürmüs Herman Aihara, Cornelia Aihara, Michio Kushi ve Aveline Kushi gibi bu tamamlayici tip ilmini dahada gelistiren ögrenciler yetistirmistir.Özellikle Michio Kushi Amerikada en çok ragbet edilen ve bilinen ögrencisi olmustur,böylece Kadim kültürlerin çok önemli ama unutulmus degeri Dogu kültürlerinden beslenip Bati uygarliginin en uzak yerlerine kadar uzanmistir.Günümüzde yaygin bir sekilde hem normal bir beslenme aliskanligi hem de kanser ve benzeri hastaliklarda tedaviyi destekleyici beslenme türü olarak kullanilmaktadir.



 Habere Yorum Yaz Okunma : 322 Yazdır Gönder
>>> Yorumlar
   Etiket
   antik yunan - uzun hayat - saglikli beslenme - tam tahil - sebze


Üye Girişi





Anket

Tamamlayici tip yöntemlerinden hangisini tercih ediyorsunuz
Bitkisel Tedaviler
Masaj Türleri
Enerji Baglantili Yöntemler
Degerli Taslarla Tedavi
Müzikle Tedavi
Hipnoterapi
Digerleri



Toplist
Toplist Hosting
Linkcenneti.com