Kolon Hidro Terapi'nin Tarihcesi
Kolon hidroterapinin tam olarak hangi tarihte ortaya çıktığını söylemek zordur ancak pekçok araştırmacı köklerinin eski Mısır medeniyetine kadar uzandığını söylemektedir,kolon hidroterapi pratiklerinin yada daha basit formlarının hatta lavman için kullanılan sıvılarla ilgili bilgilerin mısırın çok tanrılı dönemlerine kadar uzandığını rivayetlere dayanarak tespit etmişlerdir,konuyla ilgili çok sayıda sözlü kaynak mevcut isede asıl yazılı belgeler 1873 yılında Georg Ebers tarafından Berlin Kraliyet Müzesinde keşfedilmiştir.M.Ö.1400-1500 lü yıllarda yazılmış olduğu sanılan papiruslara Eber papirusu adı verilmiştir,yaklaşık olarak 18.hanedanlık dönemine ait oldukları saptanan 20 metre uzunluğundaki bu yazılı belgeler cesitli hastaliklari ve onlar icin gerekli eliksirleri belirlerken, 700 cesit hap, 800 cesit ilac tarifesi icermektedir,ilaclarin karısımlarının nasıl yapıldığı, haplarin nasıl kalıp haline getirildigi açık bir biçimde yazılmıştır. Eber Pepiruslarından elde edilen bilgiler daha sonra William Lieberman’ın M.Ö. 5.Yüzyılda yaşamış olan ünlü yunan tarihçisi Herodottan(M.Ö.484-425)elde ettiği bilgilerlede teyid edilmiştir.Heredot Mısırlıların bu tedavi biçimi hakkında şu bilgileri verir ”...Mısır halkı her ayın birbirini izleyen 3 günü boyunca kendilerine bu temizleme biçimini uygularlar.Kusmalarına yardımcı olacak ilaçlar ve çeşitli lavman sıvıları alırlar ve tüm hastalıkların kişinin yiyip içtiklerinden kaynaklandığını düşünürler...” Kolon Hidroterapinin kullanıldığı tek yer Mısır değildir elbette çivi yazısı ile yazılmış tabletlerin deşifresi ile erken dönemde yaklaşık M.Ö.600 lü yıllarda Babil ve Asur medeniyetlerinde bu tedavi biçiminin kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine Hint tıbbının ana kaynaklarından biri olan Susruta Smhita larda rectal işlemler için gerekli aletlerin çizimine yer verilmiş ve bunlarla iyi sonuçlar alındığı ifade edilmiştir. Grekler ve Romalılarda bu tamamlayıcı tıbbın gelişimini kendi toplumlarında devam ettirmişlerdir.Greklerin en bilinen tabipleri Hipokrat(M.Ö.4-5.yy) “on Regimen in Acute Disease."adlı kitabında ateşli hastalıkların tedavisinde ve vücut sağlığının korunmasında lavman işleminin uygulandığını yazmıştır. Roma tıbbının kurucusu olarakda bilinen Bithynialı Asclepiades (M.Ö.124)bir tedavi sistemi olarak müshil yardımı ile bağırsak boşaltımını sıkça kullanmış bunun özelikle bağırsaklarda yaşayan parazitlerin yokedilmesi ve humma gibi ateşli hastalıkların tedavisinde etkin olduğunu ifade etmiştir. Kronolojik olarak kolon hidroterapi ile ilgili bilgilerden biride M.S.30 lu yıllarda yaşamış ve ilk tıbbi kitap niteliği taşıyan” de Medicina”yı yazmış olan Celcus dan gelmektedir.Celcus bu tedavi biçiminin birçok faydaları olduğunu,ancak çok sık tekrarlarla yapılmasının yada çok soğuk veya çok sıcak tedavi sıvılarının kullanılmasının sakıncalı olduğunu ifade etmiştir.Yine Grek tabiplerinin en bilinenlerinden biri ve zamanının en yetkin doktoru olarak bilinen Galen(M.S.2.yy) bu yöntemi sıklıkla önermiş ve kullanmıştır.Ayrıca Galen saf su kullanımının yanında farklı varyasyonlu temizleme sıvılarınada yer vermiş zaman zaman yağ yahut bal karışımlı sularda kullanmıştır.Üçüncü y.y da yaşamış olan Essene Gospel ise bu tedavi biçimi hakkında şunları şöylemiştir”..İç organlarımız dışımızdan daha kirli durumdadır.Kim dış bedenini temizler içini kirli bırakır ise dıştan bakıldığında çok iç açıcı ve hoş görünür ancak içi pisliklerle dolu ve korkunç bir durumdadır.” Kolon Hidroterapi Afrikanın erken dönemlerinde özellikle Nijerya çevresinde çok tercih edilen bir tedavi sistemi olmuştur.Fildişi Kıyılarında yaşayan yerliler bu işlemi içine saf su doldurulmuş su kabakları ile yaparken birçok Afrikalı kabilede bu tedavi ve temizleme yöntemi için içi boşaltılarak temizlenmiş inek boynuzlarından faydalanılmıştır. Bağırsak boşaltımında kullanılan profesyonel anlamdaki ilk şırıngaların kim tarafından bulunduğu araştırmacılar arasında tartışmalı bir konudur. Lieberman bu kullanımın İbn-i Sina(Avicenna M.S. 980-1036) ya ait olduğunu iddia ederken Friedenwald bu onuru taşıyan kişinin Cordova lı Albucasis (1013-1106)olduğunda ısrar eder üstelik Friedenwald Albucasis( al Zahrawi ebu Kasım khalaf ibn Abbas) in bu konularıda işleyen"Rectification of Health"adlı bir kitabınında bulunduğunu ayrıca kulak şırıngasını keşfeden kişininde Albucasis olduğunu öne sürer. Kolon Hidroterapinin kullanımı büyüyerek devam etmiştir.Zamanının ünlü İngiliz doktorlarından John Ardene(1307-1390)da bu yöntemi kullanmış"Treatise of Fistula-in-ano, Hemorrhoids and Clysters”adında birde kitap yazmıştır.Bu kitapda Arden “çok karmaşık lavman işlemlerinin yada kullanılan yoğun karışımların zamanla hastalarda kabızlığa sebep olduğunu bu nedenle basit karışımlar ve yöntemlere başvurulması gerektiğini savunmuş.Kişilerin sağlıklı kalabilmesi içinde yılda en az üç yada dört kez bu işlemi yapması gerektiğini belirtmiştir. Onbirinci yüzyıldan Onbeşinci yüzyıla kadar ilk lavman şırıngaları halen bilinmiyordu.Biliniyorsa bile yeteri kadar yaygın değildi.Ellerinde bulunan kemikten,sazdan yada metalden yapılmış aparatları hayvanlardan elde edilmiş mesane ile birleştirerek bir şırınga elde ediyorlardı.Bu torbayı elleri arasında sıkıstırarak sıvının kalın bagırsaga geçişini saglıyorlardı. Ortacag boyunca bu yöntem gelismeye ve yaygınlıgını arttırmaya devam etmistir.Bu dönemde zenginler arasında adeta bir moda haline gelmiş,kraliyetin yüksek katmanlarına kadar ulasmayı basarmıstır.En büyük gelişimini ise 1480 lerde 11.Lui ile yasamıstır.Kralın ona büyük acılar yasatan bir felce ugraması sonrasında özel doktoru Angelo Catho kralı rahatlatıp acılarını azaltabilmek için bu yönteme basvurmustur.Angelo Catho”.... bu dönemde kralın bu yöntemin çok atesli bir savunucusu haline geldiğini,hatta sahip oldugu köpeklere bile ihtiyac hissetmeleri durumunda bu yöntemi uygulattıgını..” söyler.Bu dönemde kullanılan aletleri gelistirmek icin yapılan calısmalardan biri Fabricus Hildanus a aittir.Hildanus alısılmıs sidik torası ve boru ikilisine birde sıvı akısını düzenleyecek bir musluk ilavesi yapmıstır.Bu yöntem hızlı ve kontrolsüz sıvı akısını belli bir yogunlukta vücuda vermesi vede sıvının akıs gücünü arttırması yönünden cok faydalı olmustur.Bu dönemdeki buluslardan bir digeride Ambroise Pare (1510-1590) den gelmistir bu alet sert bir tüpten meydana geliyordu ama bu alet kişinin tek başına kullanabilecegi bir bicimde dizayn edilmisti. 17. yüzyıl “kolon hidroterapi cagı”olarak adlandırılabilir.O dönemin Paris sosyetesinde bu yöntem o kadar moda olmustu ki insanlar günde üc yada dört kez uygulama yapıyorlardı,ic temizlige olan inanc o kadar ileri gitmisti ki yöntem güne iyi baslamak icin zorunlu bir ihtiyac addediliyordu.Halk arasında büyük kabul gören bu yöntem saglıkcıların elinden adeta halkın eline gecmisti.Bu dönemde birkac farklı stilde lavman sırıngası mevcuttur,bunların bakırdan yada porselenden yapılmıs cesitleri mevcut oldugu gibi varlıklı kesimlerce kullanılan gümüsten yada degerli madenlerden yapılmıs sırıngalarda bulunmaktadır.Hatta bu dönemde bazı aristokratların farklı modellerde ve farklı malzemelerden yapılmıs genis bir aparat koleksiyonuna sahip olduklarıda söylenmektedir.Bu büyük ragbet dalgası kolon hidroterapinin gelişimine büyük zararlar vermeye baslamıstır,yeni bulusların önü bu hengamede kesilmis ve kendi kendine lavman yapımını saglayacak aracların gelisimi adeta durmustur...............devam edecek
|
Üye Girişi
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden hangisini tercih ediyorsunuz |
| Bitkisel Tedaviler | |
| Masaj Türleri | |
| Enerji Bağlantılı Yöntemler | |
| Değerli Taşlarla Tedavi | |
| Müzikle Tedavi | |
| Hipnoterapi | |
| Diğerleri |

