Homeopatik Uygulamalar
Homeopati Türkçe'de, 'benzer benzeri tedavi eder' anlamına geliyor. Sağlığa giden 200 yıllık bu yol, günümüze dek aristokrat, yazar, devlet adamı, sanatçılar başta olmak üzere milyonlarca insanı cezbetmiş. John D. Rockefeller, Mahatma Gandhi, Mark Twain, Papa II. John Paul ve Prens Charles bu isimlerden sadece birkaçı. Yine İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in yanında homeopatik preparatları olmadan seyahate çıkmadığı biliniyor. Hindistan'da bu konu üzerine açılmış özel hastaneler var. Tıp biliminin babası sayılan Hipokrat'ın notlarında bile Homeopatik tedaviden söz edildiği rivayet ediliyor. Homeopati, resmen 1796’da Alman doktor Samuel Hahnemann tarafından sıtma hastalığının tedavisi ile ilgili araştırmalar yaparken tesadüfen ortaya çıkmış. Kınakına ağacı kabuğunu sudan geçirip içtiğinde, sağlıklı olmasına karşın sıtma belirtileri ile karşılaşan bilimadamı, “bir madde sağlıklı bir bünyeyi hasta edebiliyorsa, hasta bir kişiyi de iyileştirebilir” diyerek Homeopati`yi geliştirmiş. Bu doğal terapi yönteminin faydalarını Homeopat Suzy Acar'a sorduk: Küçücük bir bitki hapının insanı iyileştirebilmesi mucize gibi geliyor kulağa. Haklısınız, çok değişik geliyor kulağa ilk başta. Ben Yeni Zelanda'da yüksek hemşirelik okudum ve ailemde tıp kökenli çok kişi var. Ben dahil ilk duyduğumda bir hapçığın nasıl bu kadar etkili olabileceğini anlayamamıştım. Fakat denedikten sonra kendimde, daha sonra çevremde yaşanan tecrübelerden sonra bu yönteme çok saygı duydum ve doğanın olağanüstü gücünü bir kez daha gördüm. Hepimiz birbirimize bağlı olduğumuz gibi doğaya da bağlıyız. Homeopati doğanın bize vermiş olduğu bir hediyedir ve doğru kullanıldığı takdirde inanılmaz güzel sonuçlar sunabilir. Homeopati’nin klasik tıp biliminden farkı nedir? Vücudumuzun genel hastalıklara ve dış etkenlere karşı doğal bir savunma mekanizması var. Homeopati bünyeyi güçlendirmeye yönelik bir terapi. Çeşitli sebeplerden dolayı vücudumuzun enerji alanları dengelerini kaybediyor ve rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Bugünkü tıp dünyasının preparatları bir rahatsızlığınıza iyi gelirken, bünyenizde bir başka rahatsızlığa neden olabiliyor. Bu yeni rahatsızlık için başka bir preparat alıyorsunuz, bu sarmal böyle sürüp gidiyor ve bir bakıyorsunuz günde 10 preparat alır hale gelmişsiniz. Günümüzdeki hayat koşulları, yaşam hızı, hava kirliliği, trafik, değişen havalar, yediklerimizin içindeki hormonlar, preparat, uykusuzluklar, yaşam enerjimizi (bünyemizi) zayıf bırakarak kendi kendini koruyabilme ve iyileştirebilme kapasitesini düşürüyor. Homeopati ise sadece hastalık belirtilerini yok etmekle değil, hastalığa neden olan sebepleri bularak bünyemizi anlamaya ve rahatsızlıkları kökünden çözmeye yönelik bir metod. Homeopati'yi bunun için tercih edebiliriz. Peki, Homeopati hangi hastalıklara karşı etkili? Alerjiler, psikosomatik problemler, mide ağrıları, panik ataklar, çocuk hastalıkları, jinekolojik sorunlar, sinüzit, migren, uykusuzluk, enfeksiyonlar, cilt hastalıkları, hafif depresyonlar, sinir hastalıkları ve stres ile bağlantılı tüm fiziksel rahatsızlıklarda homeopatik tedaviyi kullanıyoruz. Çocuk hastalıkları dediniz… Evet, kızamık, bronşit, astım, ishal ve suçiçeğinde Homeopati’yi kullanıyoruz. Yine çocuklardaki ani öfke, geceleri yatak ıslatma, fobiler, parmak emme, tırnak yeme gibi davranış problemlerinde de etkili. Homeopati`yi alternatif tıp içinde mi değerlendiriyorsunuz? Daha çok tamamlayıcı tıp demek doğru olur sanırım. 'Homeopati tamamen alternatif demek' çok iddialı olur diye düşünüyorum. Ciddi rahatsızlıklarda her zaman doktorunuzla görüşmeyi öneriyorum. Eğer gereken testler, incelemeler ve tedavi ile istediğiniz dengeyi tutturamadıysanız, o zaman alternatif tıbbı veya tamamlayıcı tıbbı da ek olarak kullanabilirsiniz. Bu yöntemler alışmış olduğumuz tıp dünyasındaki metodlarla birlikte ya da tek başına daha sonrasında alternatif olarak da kullanılabilir. Farzedelim ki fiziksel ya da ruhsal bir rahatsızlığım var ve tedavi için size geldim. Nasıl bir yol izliyoruz? İlk olarak, ciddi rahatsızlıklarda önce doktorunuzla görüşüp görüşmediğinizi öğreniyorum. Ben şahıslara tanı koymuyorum, ama konmuş olan tanıların, belirlenmiş hastalıkların iyileştirilmesine Homeopati ile yardımcı oluyorum. İki tarz tedavi var. Birincisi akut terapi. Ateş, mide bozuklukları, düşme sonucu meydana gelen morarma, arı sokması gibi durumlarda genel olarak kullanabileceğiniz, o an rahatlatıcı özellikteki Homeopatik preparatlar var. Bir de uzun dönemli bünyesel terapi oluyor. Bu metodu uygulamak için rahatsızlık yaşayan şahısla detaylı bir görüşme yapılıyor. Bu yaklaşık bir saatlik bir konsültasyon. Fiziksel sorunlarınızdan, işiniz, korkularınız, rüyalarınız, hedefleriniz, aile kurmaya mı yöneliksiniz, yoksa kariyer odaklı mısınız gibi detaylara kadar iniyoruz. Anlaşılan ruhsal durumlar da işin içinde? Muhakkak. Homeopati'de insanın psikolojisi, ruhu, aklı ve vücudu bir bütün olarak ele alınıyor. Homeopatik yaklaşım organların tek başına bağımsız rahatsızlık geçirdiğini düşünmüyor, daha çok vücudun tamamı bir bütün olarak değerlendiriliyor. İnsanı hasta eden şey, içimizdeki yaşam gücümüzün, yaşam enerjimizin bir sebeple olumsuz etkilenmiş olması. Görüşmeden sonra inceleme yapılıyor, ya hemen bir preparat veriliyor veya daha sonra size posta ile gönderiliyor. Doğanın size yardım etmesi için bir aracı görevi üstleniyorum sonuç olarak. Preparatlar nasıl oluyor? Hem solüsyon hem de granül preparat olarak alabiliyorsunuz. Herhangi bir tatları yok, su veya şeker gibi. Tedavide ne kadar sürede sonuç alıyorsunuz? Genelde ilk bir ay içinde değişiklikler görülmeye başlanıyor. Bünyeye bağlı olarak iyileşme bazen daha çabuk ya da daha geç olabiliyor. Dünyada ne derece kabul görüyor Homeopati? Avrupa'da çok yaygın kullanılıyor. Fransa, Almanya özellikle İsviçre'de o noktaya ulaşmış ki, sağlık sigortanız Homeopati konsültasyon ücretinizi de kapsıyor. Hindistan'da çok yaygın ve popüler bir sistem. Pasifik'te, yani Avustralya, Yeni Zelanda'da ayrıca çok kullanılıyor. Türkiye'de durum nedir? Türkiye'de yeni yeni tanınıyor. Bu alanda çalışanlar var, fakat yavaş yavaş duyuruluyor. Buradaki en önemli sorun preparatların Türkiye'de bulunmaması. Laboratuvarlarda özel olarak üretildiğinden yurtdışından getirmemiz gerekiyor. Her ne kadar doğal maddelerden yapılsa da kompleks bir metod, evde hazırladığımız bitki çayı kadar kolay değil! CNNTÜRK
|
Üye Girişi
En Çok Okunanlar
Gözden Kaçanlar
Anket
| Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden hangisini tercih ediyorsunuz |
| Bitkisel Tedaviler | |
| Masaj Türleri | |
| Enerji Bağlantılı Yöntemler | |
| Değerli Taşlarla Tedavi | |
| Müzikle Tedavi | |
| Hipnoterapi | |
| Diğerleri |

